Klişelerden uzak, ruhu olan ve her saniyesi bir fotoğraf karesine dönüşmeyi bekleyen bir maceraya hazır mısınız? Sizi, şamanın davul sesinin yankılandığı, kutsal nehirlerin kavuştuğu ve kadim geleneklerin hala nefes aldığı Altay Dağları’na götüreceğiz. Vizörünüzden sadece manzaraları değil, bir halkın ruhunu yakalayacağınız bu eşsiz rotada bizi neler bekliyor bir bakalım.
1. Gün: Kutsal Mekanlar ve Geçitler — Doğanın Kalbine Dokunuş
İstanbul’dan başlayan yolculuğumuz ile sabahın erken saatlerinde Altay Dağlarına ulaşacağız. Bugünü biraz hafif geçireceğiz çünkü yolculuk 11 saat sürecek. Ruhumuzu dinlendirmek için bugün biraz manzara fotoğraflayacağız. Korbulak’ta İskit döneminden kalan binlerce yıllık petrogliflerin izini sürecek, gizemli menhirleriyle (uzun taş anıtlar) Adır-Kan’da geçmişe dokunacağız. Ünlü Çike-Taman Geçidi’ne tırmandığımızda (arabayla tabi panik yapmayın) ise o nefes kesici sıra dağlar ayaklarımızın altında olacak. Günün zirvesi İki dev nehrin, Çuya ve Katun’un muazzam bir enerjiyle birbirine karıştığı an olacak. Uçsuz bucaksız dağ panoramaları, coşkun nehirler ve epik doğa kareleri göreceğiz. Bu gezi ile ilgili sevindirici bir haberde sadece tek bir otelde kalacağız. Çok uzun çok yorucu yolculuklar yapmayacağız.
2. Gün: Karakol Vadisi — Şamanın İzinde Mistik Bir Gün
Kahvaltımızın ardından, Kıpçak soyundan gelen gerçek bir şamanı ziyarete gideceğiz. Altaylar’ın kalbi olan kutsal Karakol Vadisi’ne doğru yola çıkıyoruz. Geleneksel Altay çadırı olan ailenin içine adım attığınızda, zamanın durduğunu hissedeceksiniz. Kutsal ocak “Ene”nin başında ateşin dansını ve arınma ritüellerini izleyip şamanımız ile sohbet edip fotoğraflarını çekeceğiz. Odak noktamız ışık ve gölgenin mistik oyunu altında şamanın kamlama (trans) süreci olacak, kutsal kurdelelerin rüzgardaki dansı ve ocağın başında beliren o eşsiz, loş atmosfer ruhumuza iyi gelecek.
3. Gün: Kayçı — Dünyalar Arasında Müzikal Bir Yolculuk
Kahvaltı sonrası, Altay kültürünün en özel anlarından birini bir gerçek bir “Kayçı” ile yaşayacağız. O sadece bir destancı değil; kadim efsaneleri mistik bir boğaz sesi tekniğiyle (kay) okuyan, yeraltı (Erlik), yeryüzü ve gökyüzü (Tengri) arasında köprü kuran ruhsal bir rehber. Davulunun her vuruşunda evrenin katmanlarında yolculuk ederken, biz de bu derin anı belgeleyeceğiz. Geleneksel kostümler içindeki kayçının yoğun duygu dolu portreleri, ritüel aksesuarları ve hareket halindeki davulun ritmi bizi bizden alacak. Bugün hem Kayçı’yı hemde yaşadığı bölgeyi fotoğraflayacağız.
4. Gün: Altay Düğünü — Renklerin ve Geleneklerin Bayramı
Kahvaltımızı yapıp yeniden yollara çıkacağız. Bugün yine çok özel bir gün olacak aslında hayatımızdaki her gün çok özel. Hayatınızda belkide ilk ve son defa şahit olacağınız bir kadim Altay düğününe misafir olacağız. Bir kültürü tanımanın en iyi yolu, onların neşesine ortak olmaktır. Gençlerin kutsal ocak başında kutsanmasından, renkli kurdelelerin bağlanmasına kadar uzanan bu eşsiz törene tanıklık edeceğiz. Şarkılar, yöresel tatlar ve içten dilekler eşliğinde bir görsel şölen bizi bekliyor olacak. Düğünün her aşamasında yer alıp fotoğraf çekeceğiz.
5. Gün: Altay Köylerinde Fotoğraf Yürüyüşü — Ulagan, Onguday, Koş-Agaç
Kahvaltı sonrası zamanın farklı aktığı, Altaylar’ın en otantik bir kaç köyünde fotoğraf yürüyüşüne çıkacağız. Yerel halkla bir fincan sıcak Altay çayı eşliğinde samimi sohbetler ederken, onların gösterişsiz ama bir o kadar da derin günlük yaşamlarına tanık olacağız. En doğal halleriyle karakteristik Altay halkını, geleneksel yaşam tarzından kesitleri ve samimi fotoğraf kareleri yakalayacağımız bir gün olacak. Bugünü bozkırdaki köylerde bitireceğiz.
6. Gün: Altınay Müzesi — Geleneklerin Zarafetiyle Buluşma
Kahvaltı sonrası bugün biraz Altay kültürü hakkında bilgi edinmek için bir müze ziyaretimiz olacak. Adı “Altın Ay” anlamına gelen rehberimiz Altınay, bizi tüm zarafetiyle, geleneksel kıyafetleri içinde karşılıyor olacak. Ulusal müzenin atmosferinde; Altay kültüründe kadının yerini, kıyafetlerdeki desenlerin ve takıların gizli sembolizmini dinleyeceğiz. Müze sonrası yakınlarda bir yerleşim yerine ziyaretimiz olacak. Orada doğal hayatın akışını fotoğraflayacağız. Bugün gezimizin son günü son karelerimizi çekip Altay’ların sıcak samimi ve bir o kadar da bizden olan dostlarından ayrılıp eve dönme vakti yaklaştı.
7. Gün: Evet rüya bitti eve dönüyoruz. Bizimle Altayları gezmeye,ata topraklarını görüp anlamaya, doğal ortamlarda fotoğraf çekmeye ve bambaşka bir dünyanın kapılarını aralamaya hazırsanız, kafanızda, vizörünüzde bu büyüleyici dünyaya yer açın.
Gezi Tarihi: 23 Temmuz 2026 – 30 Temmuz 2026
Gezi Fiyatı: 2350 USD (iki kişilik odalarda tek kişinin ödeyeceği fiyattır) Tek konaklama imkanı yoktur. Konaklama köy pansiyonunda yapılacaktır.
Fiyata Dahil Olanlar:
- Tüm konaklamalar.
- Sabah kahvaltıları ve akşam yemekleri
- Altaylar’daki tüm ulaşımlar
- Bir gün geleneksel konser
- Türkçe Rehberlik Hizmeti
- Türkçe Fotoğraf Danışmanlığı Hizmeti
- Zorunlu seyahat sigortası
- Ulusal parklara giriş ücretleri
Fiyata Dahil Olmayanlar:
- Altaylar’a gidiş dönüş uçak bileti (Bilet fiyatını yaklaşık 40.000-45.000 TL olarak düşünebilirsiniz. Gidiş gününe kadar fiyatta değişiklik olacaktır.)
- Tüm kişisel harcamalarınız
- Yurt dışı çıkış harcı
- Verilen tüm bahşişler
- Vize ücreti (online)
Gezimizde fotoğraf danışmanımız Zehra Arslan Ceylan veya Hakkı Ceylan olacaktır.
Gezimiz, ortağı olduğumuz Türsab A Grubu 4393 Belge Nolu Turhande Turizm Seyahat Firması ile düzenlenmektedir.
Not: Geziye katılmak ve sorularınız için info@azgezmis.com adresine mesaj gönderebilirsiniz. Gezimiz en az 10 kişi ile yapılacaktır.
Fotoğraflar:









































